Anasayfa » GÜNDEM » İHD: 282 ağır, 720 hasta mahpus bulunmakta

İHD: 282 ağır, 720 hasta mahpus bulunmakta

Hapishanelerde ki ağır tecrit ve olumsuz koşullar sağlıklı bir bireyin bile en kısa sürede ruh ve beden sağlığını bozuyor. Bugün, hapishanelerden bize ulaşabilmiş olan 282 ağır, 720 hasta mahpus bulunmaktadır.

Hastalığa zemin hazırlayan ortamlar nedeniyle, sağlığını yitiren mahpuslar, yavaş yavaş ölüm yolculuğuna sürükleniyor. Yaklaşık 1000 kişinin bulunduğu hapishanelerde, revirde yalnızca bir doktor haftanın 3 veya 4 mesai günü hizmet veriyor. Hasta mahpus, günlerce revire çıkma mücadelesi veriyor ve kimileyin haftalarca sağlık kurumuna götürülmeyi bekliyor. Hekim kimi zaman kendi ideolojisine göre, hastaya yaklaşıyor. Muayene esnasında kelepçeleri açtırmıyor, hastanın kendisine yaklaşmasına dahi izin vermiyor, mahpus şikayetlerini bile anlatamıyor. Kimi zaman doğru teşhis ve tedavi edilmeden, ya da mahpus kelepçeleri açtırılmadığı için tedaviyi kabul etmeyerek hapishaneye dönüyor.

Tanı konulması yeterli mi? Tedavi koşulları olmadığı için tanı konulması ne yazık ki anlamlı olmuyor. Bu koşullarda sağlık durumu ağırlaşan hasta mahpusun en temel hakkı olan “ceza erteleme” talepleri çoğunlukla hastane aşamasındayken engelleniyor. Sağlık kuruluşları ve ATK, tanı koydukları birçok hastalığı kayıtlara geçmeksizin, “hapishane koşullarında kalabilir” raporu düzenliyor.

Hasta mahpuslar için bu süreçler bile açık seçik işkence yöntemidir. Devletin tam teşekküllü sağlık kurumlarından “hapishane koşullarında tedavi edilemez” raporu alan mahpusu, bu kez ATK işkencesi bekliyor. ATK’dan da rapor alan mahpusun işkencesi bitmiyor. Savcı, Terörle Mücadeleden görüş alıyor.. Yani özetle, mahpusun yaşam hakkı, en son kolluk güçlerinin yetkisine bırakılıyor. Hasta mahpus için bu süreç yaklaşık 8 ay ile bir yıl oluyor. Ve elbette yüzlerce başvurudan ölümüne günler kalmış olan bir-iki kişi belki rapor alabiliyor. Onlarda, evlerine ulaşamadan, hastane ortamında yaşamını yitiriyor.
İdam cezasının kaldırıldığı doğru değildir. Yalnızca idamın biçimi değiştirilmiştir. Devlet, bilinçli düzenlediği politikalarıyla, mahpusları zamana yayarak, hepimizin tanıklığında, yavaş yavaş öldürüyor.

169. Haftada trajedisini dile getirmeye çalışacağımız, yüzlerce mahpustan biri olan 55 yaşındaki Faruk Rüzgar bunlara bir örnek. Faruk Rüzgar, kendisine tebligat dahi gitmeden, kamu davasına dönüşmüş olan bir suçlamayla ilgili hakkında hapis kararı verilmiş. Avukat tutma koşulu dahi olmayan Rüzgar ne olduğunu anlamadan hapse atılmış. Rüzgar, 30 yıldır şeker hastası ve 2008 yılında, yüksek şeker nedeniyle felç geçirmiş. % 81,91 ağır özürlü ve sürekli raporu var. Sol kolu ve sol bacağı felçli. Uzun zaman yatalak olan Faruk Rüzgar, büyük uğraşlar sonucu, sol tarafını sürüyerek de olsa yürümeye başlamış. Rüzgar bir yıl 2 aydır hapis. Her gün düzenli olarak iki çeşit insülin yapılması yaşamsal bir konuyken, düzenli olarak iğne olamıyor. 3 ana, 3 ara öğünle özel beslenmesi gerekirken, günde iki öğün normal yemek veriliyor. Bu nedenle şekeri 700-800 yükseliyor haftada 2-3 gece acile götürülüyor. Belden aşağısında hissizlik nedeniyle, bezlenmesi gerekiyor. % 60 Ürolojiden engelli raporu var. Hasta bezi verilmiyor, maddi koşulları yetersiz olan ailesi, temin etmekte güçlük yaşıyor. Yüksek şeker nedeniyle görme kaybı yaşıyor. 1.Derecede kalp yetmezliği var. Tansiyon, organik duygu durum bozukluğu, anksiyete, depresyon hastası. Kendi öz bakımını yapamıyor, koğuş arkadaşlarının bakımına muhtaç olarak yaşama mücadelesi veriyor. Hapsedilmeden önce “ceza erteleme” başvurusu yapılmış fakat olumsuz rapor verilmiş. 3 ay önce bir kez daha talepte bulunulmuş, felçli, altı bezlenen, diğer insanların yardımıyla yaşayan Faruk Rüzgar’a, ATK “hapishanede kalabilir” raporu vermiştir. Tüm bu hastalıklarının tanısı hapishane doktorlarınca dahi bilinirken ve ilaçları verilirken, ATK raporunda, yalnızca tek bir ibare mevcut. “Şeker hastası”
Buradan bir kez daha yetkililere sesleniyoruz. Hasta mahpuslar, sağlık kuruluşlarının raporlarıyla derhal serbest bırakılmalı, ATK ve Terörle Mücadele Şubesi yetkisiz kılınmalıdır.

FARUK RÜZGAR SERBEST BIRAKILSIN!
HASTA MAHPUSLAR SERBEST BIRAKILSIN!
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ HAPİSHANE KOMİSYONU

ihd

ihdd

fotoğraf: Ömür Eğribel

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*