Anasayfa » GÜNDEM » “33 kurşun” Uludere’de yeniden sahnelendi! (Yenilendi)

“33 kurşun” Uludere’de yeniden sahnelendi! (Yenilendi)

Türk devleti, 2011’in en büyük kitle katliamına imza attı. Sayıları 40’ı bulan Kürt köylüsü, savaş uçaklarının bombardımanı sonucu katledildi. Devletin varlıklarını, kaçakçılık yaptıklarını bildiği, aralarında çocukların da bulunduğu köylüler “terörle mücadele” adı altında Kürt halkına özgürlük mücadele ve taleplerinin bedelini ödetme kirli konsepti doğrultusunda katledildiler. Burjuva medya olayı “iddia” sınırları içerisinde vermeye devam ediyor.

Aylardır her biçimde tırmandırılan şovenizmin, Kürt düşmanlığının yeni bir Mustafa Muğlalı vakası ile ortaya koyulduğu bu katliamın hesabını sorma görevi önümüzde duruyor!

Aşağıda ANF’nin bu konudaki haberini yayınlıyoruz:

MGK toplantısı ardından Uludere’ye bağlı Ortasu (Roboski) Köyünde Türk ordusu savaş uçakları ile katliam gerçekleştirdi. 35 kişinin parçalanmış cenazesine ulaşıldı, ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.

Şırnak’ın Uludere (Qılaban) İlçesi’ne bağlı Ortasu (Roboski) Köyü’nde, F-16 savaş uçakları köylüleri vurdu. Federal Kürdistan Bölgesi sınırına yakın bölgede kaçakçılık yapan yaklaşık 50 köylünün saat 21.20 sıralarında köye geri dönüşü sırasında F-16 tipi savaş uçaklarının bombardımanına tutuldu.

Bombardımandan yaralı kurtulan Servet Encü adlı yurttaşın köye gelerek olayı anlattığı ve köylülerin olay yerine gittiği belirtildi. Encü’nün köylülere, “Geri döndüğümüz sırada jetler bizi bombardımana tuttu. Bombardıman sırasında acı bir koku etrafı sardı. Birden insanlar yanarak can verdi. 5-6 kişi bombardımandan kaçarak kayalıkların arasına saklandı. Uçaklar orayı da bombaladı. Hepsi kayalıkların altında can verdi” dedi.

35 kişinin cesedine ulaşıldı

Bombardımanda yaşamını yitiren 28 kişinin parçalanmış ve yanmış cenazesine ulaşılırken, çok sayıda köylüden ise haber alınamıyor. Ulaşılan cenazelerin yandığı ve parçalandığı gelen bilgiler arasında.

Zifiri karanlık ve kar nedeniyle köylülerin cenazelere ve yaralılara ulaşmakta zorluk çektiği belirtiliyor.

Köye 15 ambulansın geldiği ve bombardımanda ağır yaralanan M. Ali Tosun ve Serhat Ürek adlı köylülerin Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı bildirildi.

Cenazelere ulaşılmıyor

Olayın duyulmasının ardından BDP Şırnak İl Başkanı Baki Sondak ile yöneticileri ve belediye ile il genel meclis üyelerinin köye gitti. Köye gidenler arasında yer alan Şırnak İl Genel Meclis Başkan Vekili Erşet Ediş, köylülerin 30’u aşkın ölüden söz ettiğinisöyledi.

Çok sayıda köylüye de ulaşılamadığını ifade eden Ediş şunları anlattı: “Cenazeler kömürleşmiş. 15 ambulans şuan köye gelmiş. Kardan dolayı arabalar çıkamıyor, köylüler olay yerine yayan gidiyor. Telefonlar çekmiyor. Yaralının anlattığına göre savaş uçakları önce bombalamış. Acı bir koku geldiğini, her tarafı alevlerin sardığını ve cenazelerin yandığını söyledi”

Şu an köyde bulunan BDP Şırnak İl Başkanı Baki Sondak da, “Köylüler, sınırda erzak alıyorlar sınırı geçiyorlar. Sonra bombardımana tutuluyorlar. Napalm bombaları kullanılmış olabilir. Kayalıklar arasında kalan cenazeler var. Cenazelere ve yaralılara ulaşamıyoruz” dedi.

Olayın meydana geldiği bölgede sınır karakolunun bulunduğunu belirten Sondak, askerlerin hiçbir şey olmamış gibi davrandığını ve olaya müdahale etmediğini söyledi. Sondak, köylülerin kendi çabaları ile ölü ve yaralılara ulaşmaya çalıştığını belirtti.

19 kişinin kimlikleri belli oldu

Katliamda cenazesine ulaşılan 19 kişinin isimleri belli oldu. Buna göre yaşamını yitiren köylülerin isimleri şöyle: Özcan Uysal, Nevzat Encü, Salih Encü, Ferhat Encü, Şervan Encü, Osman Kaplan, M. Ali Tosun, Nadir Almak, Yüksel Ürek, Salih Ürek, , Adem And, Hamza Encü, Cemal Encü, Sivan Encü, Bedran Encü, Hüseyin Encü, Selam Encü, Aslan Encü, Celal Encü

Türk basını göremedi

Uludere’deki katliamın üzerinden saatler geçmesine rağmen Türk medyası altyazı olarak bile görmemesi dikkat çekti.

Kaynak: ANF

Ölüm buyruğunu uyguladılar
Mavi dağ dumanını
ve uyur-uyanık seher yelini
Kanlara buladılar.
Sonra oracıkta tüfek çattılar
Koynumuzu usul-usul yoklayıp
Aradılar.
Didik-didik ettiler
Kirmanşah dokuması al kuşağımı
Tespihimi, tabakamı alıp gittiler
Hepsi de armağandı Acemelinden…

Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız
Karşıyaka köyleri, obalarıyla
Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu
Komşuyuz yaka yakaya
Birbirine karışır tavuklarımız
Bilmezlikten değil
Fıkaralıktan
Pasaporta ısınmamış içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz
Gayrı eşkıyaya çıkar adımız
Kaçakçıya
Soyguncuya
Hayına…

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

Ahmed Arif

Görüntüler için: http://www2.dha.com.tr/dhavideogaleri.asp?vid=251286

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*