Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » “27 yıl yetmez, idam verin!”

“27 yıl yetmez, idam verin!”

Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde 22 Ağustos günü yapılmaya çalışılan hukuksuz ihaleye karşı çıkan ve darpedilerek gözaltına alınan Dev Sağlık-İş sendikası yönetici ve üyesi 25 kişi hakkında 27’şer yıl hapis cezası isteniyor.

Dev Sağlık-İş sendikası konu ile ilgili olarak “27 YIL YETMEZ, İDAM VERİN! -Taşerona karşı direnişimizi başka türlü durduramazsınız!” başlıklı bir açıklama yaptı.

Hatırlanacağı üzere Adana Balcalı Hastanesi’nde, yıllardır verilen fiili ve hukuksal mücadele sonucunda yapılan ihalelerin muvazaalı olduğu ve tüm işçilerin ilk işbaşı yaptıkları tarihten itibaren Çukurova Üniversitesi’nin işçileri olduğu 13 Ocak 2010 tarihinde Çalışma Bakanlığı ve Bölge Çalışma Müdürlüğü tarafından alınan kararlarla kesinleşmişti. Buna rağmen 22 Ağustos günü bir kez daha tümüyle hukuksuz olarak yapılmaya çalışılan ihalelere karşı hakları için direnen 25 sağlık işçisi ihale salonu kapısında gözaltına alınmıştı.

Bir bilim kurumu olan üniversite hastanesi içerisinde yanık ünitesi, çocuk kliniği, laboratuar gibi birçok bölümle yan yana olan ihale salonu kapısında kapalı alanda gaz kullanılarak hastane ortamlarında savaş koşullarında bile görülmeyen bir biçimde yaratılan şiddet ortamında hastaların sağlığının hiçe sayıldığı, hatta bazı hasta yakınlarının da polis ve özel güvenliğin uyguladığı şiddetten payını alarak darp edildiği müdahale sırasında gözaltına alınan işçiler daha sonra mahkeme tarafından serbest bırakılmışlardı.

Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianameye göre Devrimci Sağlık-İş Merkez Yöneticisi Mustafa Hotlar ve Çukurova Bölge Şube Başkanı Bülent Kara’nın da aralarında bulunduğu 25 kişi hakkında, her bir ihaleden 12’şer yıl olmak üzere 2 ihaleden 24’er yıl, polislere görevlerini yaptırmamaktan da 3’er yıl olmak üzere toplam 27’şer yıl hapis cezası isteniyor.

Öncelikle ve çok net olarak bilinmelidir ki, sendikamızın ve üyelerimizin Adana Balcalı Hastanesi’nde tutumlarına dayanak oluşturan önceki mahkeme ve Bakanlık kararları dikkate alındığında, ihale karşısındaki tutumları HUKUKİDİR…

Kendi çalışma koşulları, çocuklarının geleceği ve bir bütün olarak Taşeron çalıştırma biçiminin vicdansızlığına karşı gösterdikleri tepki MEŞRUDUR…

Tüm bu gerçeklere rağmen hukuku yok sayan işveren-patron sıfatıyla Üniversite Rektörlüğü, bağlı olduğu YÖK – Başbakanlık ve biber gazlı müdahale ile işçileri darp eden polislerden sorumlu İçişleri Bakanlığının işçi düşmanı sermaye-patron yandaşı tutumuna karşı gösterdiğimiz ve göstereceğimiz tepkilerimiz DEMOKRATİKTİR…

Kazanılmış haklarını korumak ve çocuklarının geleceğini ihale masalarında pazarlanmasına karşı çıkmak için yasadışı ihalelere karşı direnen sağlık emekçilerine karşı yürütülen baskıları şiddetle kınıyor, taşeron çalıştırmayı bu topraklardan silene kadar mücadele edeceğimizi bir kez daha tüm kararlılığımızla ifade ediyoruz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*