Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » 26 kapitalistin serveti, dünya nüfusunun yarısınınkine eşit

26 kapitalistin serveti, dünya nüfusunun yarısınınkine eşit

Davos’ta başlayacak olan ekonomik forumda, kapitalistler, küresel politikaları  üzerinde tartışacaklar.

Forum öncesinde Oxfam’ın yayınladığı rapora göre, sermayedarlar, artı-değer – emek sömürüsünden elde ettikleri büyük birikimlerini korurken 2018′ yılında bu oranı %12 oranında arttırmayı başardılar. En zengin 26 kapitalistin, dünya nüfusunun en yoksul yüzde 50’sini oluşturduğu, tüm bunların 3,8 milyar insanın toplam varlığına eşit servete denk geldiği açıklandı.

Dünya genelinde 2200 sermaye sahibinin 2018 yılında 900 milyar lira ile günde 2.5 milyar dolar birikim artışı gösterdi.

Bu oran tekrar belirtelim 2018’de %12 artarak genişlerken, işçi ve yoksulların varlığı aynı oradan azaltı.

Kapitalist üretim biçimi olarak sermayenin birikim yasası, bir yanda azami servet yoğunlaşması, diğer yanda işçilerin azami düzeyde sömürülmesi, yoksullaşması, işsizleşmesi anlamına geliyor. Raporun sonucuna göre kriz süreçlerinde tekelleşme ve sermaye yoğunlaşması daha çok fazla artmış.

Önemli olan bir kısımda sadece sermaye birikiminin değil, Karl marx’ın ifade ettiği gibi, sermaye birikiminin bir yeniden üretimi neticesinde,  büyük kapitalistler ortaya çıkarken, tüm bunu üreten ilişki biçimi de aynı zamanda  proletaryayı da yeniden üretir ve genişletir.

“Sefalet, nispi artı nüfusla birlikte ürer ve biri diğerinin zorunlu koşuludur; artı nüfusun yanı sıra yoksulluk, kapitalist üretim ve zenginlik artışının bir koşulunu oluşturur…”

“Toplumsal servet, işleyen sermaye, bu sermayenin büyüme ölçüsü ile hızı ve dolayısıyla, proletaryanın mutlak kitlesi ve emeğin üretkenliği ne kadar büyük olursa, yedek sanayi ordusu da o kadar büyük olur. Sermayenin genişleme güdüsü ile emrindeki emek gücünün gelişmesi de aynı nedene bağlıdır. Bunun için yedek sanayi ordusunun nispi büyüklüğü sermayenin potansiyel enerjisiyle birlikte artar. Ama, bu yedek ordunun faal orduya oranı ne kadar büyükse, sefaleti, çalışma sırasında katlandığı ıstırapla ters orantılı olan toplam artı-nüfusun kitlesi de o kadar büyük olur. Ensonu, işçi sınıfının düşkünler tabakası ile yedek sanayi ordusu ne kadar yoğun olursa, resmi yoksulluk da o kadar yaygın olur. Bu, kapitalist birikimin mutlak genel yasasıdır.” (Karl Marx, Kapital, Birinci Cilt, s. 661.)

“…Ensonu, nispi artı nüfusun ya da yedek sanayi ordusunu, birikimin büyüklüğü ve hızı ile daima dengeli durumda tutan yasa, emekçiyi sermayeye Vulcan’ın Prometheus’u kayalara mıhlamasından daha sağlam olarak perçinler. Sermaye birkimine tekabül eden bir sefalet birkimi yaratır. Bu yüzden bir kutupta servet birikimi, diğer kutupta, yani kendi emeğinin ürününü sermaye şeklinde üreten sınıfın tarafında, sefaletin, yorgunluk ve bezginliğin, köleliğin, bilgisizliğin, zalimliğin, ahlaki yozlaşmanın birikimi ile aynı anda olur.” (Kapital, Birinci Cilt, s. 663.)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*