Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » 25’inci Vicdan ve Adalet Nöbeti gerçekleştirildi

25’inci Vicdan ve Adalet Nöbeti gerçekleştirildi

İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yakınlarının adalet mücadelesi için bir araya gelmesiyle oluşan Adalet Arayan İşçi Aileleri, her ayın ilk pazar günü Galatasaray Meydanı’nda nöbet tutmaya devam ediyor. Aileler 25. kez adalet talebiyle kamuoyuna seslendiler; bir saatlik Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin tuttular. Nöbetin röportajcı gazetecisi Mirgün Cabbas’tı.

Türkiye: Çalışırken hayatını kaybeden işçiler mezarlığı!

Adalet Arayan İşçi Aileleri “Ey savcılar, hâkimler, bilirkişiler, adil, vicdanlı ve cesur olun!” yazılı pankart ve iş cinayetlerinde kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarının arkasında toplandılar. Aileler adına basın açıklamasını 2008’de Davutpaşa’da meydana gelen patlamada hayatını kaybeden Gülhan Çabuk’un eşi İdris Çabuk okudu. Açıklamada İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) raporlarına göre, Aralık’ta en az 112, 2013 yılında en az 1233 işçinin hayatını kaybettiği belirtildi.

İş cinayetlerinde dünya üçüncüsüyüz!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in “Daha önce 100 işçiden 17 işçi hayatını kaybederken, şimdi 100 işçiden 7’si hayatını kaybediyor. İş kazalarındaki ölümler azaldı” ifadesinin gerçeği yansıtmadığı, 2012’de en az 878 işçinin 2013’te en az 1233 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği aktarıldı. İş cinayetlerinde Türkiye’nin Avrupa birinciliğiyle, Hindistan ve Rusya’dan sonra dünya üçüncülüğünü kimselere kaptırmadığı açıklandı.

İş cinayetleri devam edecek!

Adalet arayan İşçi Aileleri 2014’te de tarihin işçiler için acı yanıyla tekrar edeceği, iş cinayetlerinin “Adil ve bütün sorumluların yargılanması hususunda hükümet edenler etkili tutum almadıkça, hâkimler, savcılar ve bilirkişiler her iş cinayetini kamu düzenine dair bir suç olarak görmedikçe, kamusal denetim mekanizmaları etkili olarak yerine getirilmedikçe, işverenlerin iş ve işçi güvenliği tedbirleri almasında caydırıcılık artırılmadıkça, taşeron sistem devam ettikçe, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmadıkça, sendikalaşan işçileri işten atan işverenler cezalandırılmadıkça, sendikalar ve emekten, emekçiden yanayım diyen partiler-organizasyonlar görevlerini yapmadıkça…” devam edeceğini ifade ettiler.

İş cinayetleri ülkenin birinci gündem maddesi olmalı!

Nöbetin röportajcı gazetecisi Mirgün Cabbas iş cinayetlerini durdurabilmek için daha fazla insanın mücadele etmesi gerektiğini söyleyerek sözü ailelere bıraktı. 31 Ekim 2013’te çalıştığı reklam firmasınca tabela montajı yapmak için gönderildiği Esenyurt’taki Özel Doğa Hastanesi’nde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Eren Eroğlu’nun babası Erdinç Eroğlu, iş cinayetlerinin üstünün örtülmeye çalışıldığını, oğlunun ölümünün ardından geçen sürede keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığını, hayal kırıklığına uğradıklarını ifade etti. Şikâyetçi oldukları halde hiçbir kurum yetkilisinin ifadesinin alınmadığını belirten Eroğlu, “Başka canların yanmaması, sorumluların cezalandırılması için, sonuna kadar davamızın takipçisi olacağız,” dedi. İş cinayetlerinin ülkenin birinci gündem maddesi olması gerektiğini ifade etti.

İkinci ayakkabımızı koyacak ayakkabı kutumuz yok!

2008’de Davutpaşa’da maytap atölyesinde meydana gelen patlamada kardeşi Heybetullah Güleç’i kaybeden Hakkı Güleç, davanın ısrarlı mücadeleleri sonucunda iki buçuk yıl sonra açılabildiğini, Bilirkişi Heyeti’nin dokuz ayda Bilirkişi Raporu’nu hazırlayamadığını ve duruşmadan birkaç gün önce heyetteki idare hukukçusu bilirkişinin istifa etmesi üzerine mahkemenin yeni Bilirkişi Heyeti’nin oluşturulmasını istediğini, 16. duruşmalarının 20 Ocak’ta görüleceğini anlattı. Adaletin tecellisinin Türkiye’de çok geç olduğunu, yargılanmaların engellendiğini ifade eden Güleç, patlamadan sonra dönemin valisi Muammer Güler’den sorumluların yargılanmasının önünü açması için randevu talep ettiklerini, Güler’in ailelerin randevu talebini kaale almadığını, Büyükşehir ve Zeytinburnu Belediyelerinin önünde kalkan olduğunu açıkladı. Ailelerin bedduasının kabul olduğunu belirten Güleç, “Biz işçilerin cebinde para yokken, ay sonunu getiremezken, ikinci ayakkabımızı koyacak ayakkabı kutumuz bile yokken, bize yardımcı olmayan bakanların oğullarının evinden kasalar çıkıyor. İşçilerin kanı üzerinden para kazananlardan ahımız çıkıyor” dedi.

Bilirkişi raporuna 3. kez itiraz

3 Şubat 2011’de Ostim-İvedik peş peşe meydana gelen patlamalarda 20 işçi hayatını kaybetti; 43 işçi yaralandı. Yaklaşık üç yıldır süren davalarında sanıkların 18’e çıktığını anlatan Ostim-İvedikli aileler, denetleme sorumluluğu bulunan kurumların sorumlulukları bilirkişi raporlarında belirtilmediğini, sadece gaz şirketinin suçlandığını, meydana gelen patlamada az ya da çok kusuru olan herkesin yargılanmasını istediklerini ifade ettiler. Bilirkişi heyetindeki bilirkişilerin uzmanlıklarının olaya ışık tutmakta yetersiz kaldığı için itiraz ettiklerin anlatan aileler, sonunda seslerinin duyulduğunu, itirazlarının kabul edildiğini belirttiler.

Esenyurt çadır yangını duruşması 31 Ocak’ta

11 Mart 2012’de Esenyurt’ta Marmara Park AVM inşaatında işçilerin barınma amaçlı kullandığı çadırlarda meydana gelen yangında 11 işçi hayatını kaybetti. İşçilerden Barış Kıyak’ın kardeşi Damla Kıyak, sorumluları işaret etmediği için Bilirkişi Raporu’na itiraz ettiklerini, 31 Ocak’ta görülecek 10. duruşmalarında gelecek bilirkişi raporunu beklediklerini anlattı.

Bilirkişiler kendilerini mahkemenin yerine koyuyor

Bir Umut Derneği’nin gönüllü hukukçularından Erbay Yucak, takip ettikleri davalarda bilirkişilerin yasal mevzuat ışığında sorumlu olanların sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini tespit etmediklerini belirtti. Yargılanmanın adil olabilmesi için sorumluların olayda ne kadar kusuru olduğunun ortaya konması gerektiğini, bu kusurun olayın meydana gelmesinde ne kadar payı olduğunun, olaya etki edip etmediğinin yargılama sırasında ortaya çıkacağını anlattı. Bilirkişiler görevini yapmayınca, kendilerini mahkemenin yerine koyarak rapor hazırladığında gerçeğin ortaya çıkmasında, adaletin tecelli etmesinde sorunların meydana geldiğini ifade eden Yucak, bilirkişiliğin işleyişini, prensiplerini, etiğini kamuoyunda tartışmanın elzem olduğunu söyledi. Cumhuriyet Savcıları’nı da meydana gelen iş cinayetleri hakkında dava açma konusunda cesur davranmaya davet etti.

Davaları takip etmeseydik kimse yargılanmayacaktı

9 Kasım 2011’de Van’da meydana gelen artçı depremde yıkılan Bayram Otel’de 24 kişi hayatını kaybetti. Ağabeyi gazeteci Cem Emir’i kaybeden Sinem Emir, iş cinayetlerini duyurmak için toplandıklarını, her gün işçiler ölürken iş cinayetlerinin memleketin birincil meselesi olmamasına öfkelendiğini, bir avuç insanın kaybettiklerine duyduğu sorumlulukla davalarının takipçisi olmasa dava bile açılmayacağını anlattı. Patronların özellikle daha küçük illerde aileleri daha kolay susturduğunu, bu kadar çok insan ölürken çıkan seslerin bu kadar cılız olmaması gerektiğini söyledi. Çalışırken hayatını kaybetmek istemeyen herkesi iş cinayetlerine karşı duyarlı olmaya, Adalet Arayan İşçi Aileleri’ne destek vermeye çağırdı.

Adalet Arayan İşçi Aileleri 2 Şubat 2014 Pazar günü tutacakları 26. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne davet ederek nöbeti sonlandırdılar.

dha.com

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*