İlk toplantılarına 2014 Eylül’ünde başlayan Emek Çalışmaları Topluluğu 2015, 2016 ve 2017 yılında 6 aylık dilimler halinde yerel – ulusal basın ve bazı internet sitelerini tarayarak işçi ve memur eylemlerinin sayısal verilerini derledi.

Gönüllülerden oluşan Emek Çalışmaları Topluluğu’nun derlediği verilere göre, siyasi ortam emek eylemlerini ciddi biçimde etkiliyor. 15 Temmuz’un yaşandığı 2016’da durma noktasına gelen işçi eylemleri, 2017 yılında ciddi anlamda arttı. Eylemlerin en önemli aktörleri KHK mağdurları ve işten atılan işçiler oldu.

Eylemlerin yüzde 66’sı sendikalar tarafından örgütlenirken, yüzde 34’ü örgütsüz işçiler tarafından gerçekleştirildi. Sendikaların eylem dağılımında ise hak mücadelesinde KESK ve DİSK öne çıktı. KESK’e bağlı sendikalar yüzde 45, DİSK’e bağlı sendikalar yüzde 21 oranında alanda temsil edildi.

Değerlendirmeye alınan eylemler üç başlıkta toplanıyor:

  • İşyeri temelli eylemler: Bir işyerindeki sorunlara ya da taleplere ilişkin o işyerindeki emekçiler tarafından yapılan eylemler.
  • Dayanışma eylemleri: Bir işyerinde devam eden bir eylem ile dayanışma amacıyla başka bir işyerinde gerçekleştirilen eylemler.
  • Genel eylem: Belirli bir işyerini temel almayan, çoğunlukla siyasal irade ya da genel olarak kamuoyuna hitap eden işçi eylemleri.

RAPORUN İLK ALTI AYLIK DİLİMDE GÖSTERGELERİ

Raporda öne çıkan en önemli gösterge, işçi mücadelesinin siyasi durum ve atmosferden yakından etkilendiği oldu. 2015 seçim döneminde yükselişe geçen emek mücadelesi, Suruç katliamı ile ciddi oranda düşüyor ve 15 Temmuz’da hak mücadelesi yüzde 28’lere geriliyor. Emek Çalışmaları Topluluğu, 2017 ikinci diliminde taşeron işçilerle toplu sözleşme döneminde oranların 2015 yılını yakalamasını öngörüyor.


Rapora göre, eylem yoğunluğunda özel kadrolu işçiler yüzde 38 ile önde, memurlar 2017 ilk altı aylık dilimde yüzde 33 oranında eyleme çıkmış.


Rapora göre, ağır iş kollarından inşaat alanında çalışanlar eylemlilikte önde. Memurlar, eğitimciler ve bilim hizmetlileri onları takip ediyor.


Emek odaklı çalışmanın gösterdiği verilerilere göre, eylemlerin katılımcısı olarak erkekler daha yoğun olsa da kadınların eylemlere katılımı yıldan yıla artırıyor.


Eylem türlerinde işçiler, yüzde 52 oranında yürüyüş ve basın açıklaması yaparken, yüzde 20 oranında fiili greve çıkabildi. OHAL döneminde grevin yasak olması da bu oranda etkili.


İşçilerin eyleme çıkma nedeni olarak öne çıkan en önemli etken hak gaspları olarak görülüyor. İşçiler 2017’de öncelikle iş kaybı, ardından gelir nedeniyle eyleme çıktı. Sendikalı olmak da işçilerin önündeki önemli engellerden biri olarak duruyor.


Kent kent işçi eylemlerine bakan çalışmaya göre İstanbul’da çalışan işçiler yüzde 25 oranında, İzmir’de çalışan işçiler yüzde 18 oranında, Kocaeli işçileri yüzde 11 oranında eylemlerde rol aldı.


İşçiler seslerini duyurmak için en çokkendi iş yerlerini seçerken, iş yeri içinde eylem yapan emekçilerin oaranı da yüzde 30 oldu. kent merkezleri OHAL döneminde yüzde 30 oranında kullanıldı.




Raporda işyeri temelli eylem: 198 vaka (içinde tekil 437 eylem). Dayanışma eylemi: 18 vaka (23 tekil eylem). Genel eylem: 122 vaka (136 tekil eylem) olarak belirlendi.

Fatma Yörür/artigercek.com