Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » 19 Aralık itirafları

19 Aralık itirafları

19 Aralık katliamında ‘Tufan’ adı konulan ve 12 tutsağın katledildiği Bayrampaşa Cezaevi’ne yönelik saldırıda, görev alan bir uzman çavuşun itirafları katliamın gerçeklerini bir kez daha hatırlattı.

Operasyonda Bayrampaşa’da görev yapan ve geçen yıl görevi bırakan uzman çavuş, ifadesinde, “Envanterimizde bulunmayan değişik gaz bombalarıyla müdahale edilmiştir. Bayan mahkûmlar teslim olmak isteyip kapıyı açmamızı istediler, emir almadığımız için müdahale edemedik. Rütbeli arkadaşlar battaniyeleri suya değil, yanıcı maddelere batırdıklarını anlattı” dedi.

Daha önce, Taraf gazetesine operasyonda yaşadıklarını anlatan ve o tarihten bu yana ifadesi alınmayan A.S. adlı eski uzman çavuşun ifadesi, katliamdan 10 yıl sonra açılan dava kapsamında alındı. A.S. ifadesinde özetle şunları anlattı:

İlk müdahaleyi JÖAK yaptı: Operasyonda ‘robocop’ tabir edilen teçhizatla cezaevi koridorunda bekleyerek teslim olan veya teslim alınan tutuklu veya hükümlülerin cezaevinden çıkartılmalarına destek oluyorduk. Mahkûmlara ilk müdahaleyi Ankara Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı Birliği’nden (JÖAK) gönderilen ve tam olarak nereden geldiğini bilmediğim başka personel, ateşli silahlarla yaptı.

Ayaklarından vurdular: Müdahale esnasında koridorda gördükleri tutuklu ve hükümlüler kaçmalarını ve karşı koymalarını engellemek amacıyla ayaklarından vurularak teslim alındı. İçeride bulunan tutuklu veya hükümlüler koğuşlarına kendilerini kilitleyerek güvenlik güçlerine karşı koymuşlardır.

Bilmediğim bir gaz atıldı: Koğuş kapıları değişik yöntemlerle içeriden kaynak yapılarak kapatıldığı için özel teçhizatlarla kapılar kesildi. Yukarıda belirtmiş olduğum birliklerce cezaevi duvarları ve tavanları delinerek koğuşlara mahiyetini bilmediğim ve envanterimizde bulunmayan değişik gaz bombalarıyla müdahale edildi. Uzun süredir teşkilat içinde bulunuyor olmama rağmen daha önceden hiç görmemiş olduğum özel otomatik tabancalarla müdahale yapılmıştır.

Kapıyı açmadık: Bayan mahkûmlar koğuş kapılarına vurarak teslim olmak istediklerini söyleyip kapıyı açmamızı istedi. Amirlerimizden bir emir almadığımız için müdahale edemedik. Kısa bir süre sonra yangın çıktı. Yangına müdahale etmemiz mümkün değildi. İtfaiye ekipleri de müdahalede bulunmadı. Operasyon bittiğinde kadınların kömürleşmiş derecede yandıklarını gördüm. Yanan şahıslar yatak ve yorganlardan uzak noktalarda hayatlarını kaybetmişlerdi.

Benzinli battaniye: Uzun yıllar sonra değişik birliklerde karşılaştığım bazı rütbeli arkadaşlar koğuşta yangın çıktıktan sonra yardım isteyenlere “sizi kurtarmak için yaş battaniyeler atıyoruz, bunlara sarılın ve kendinizi koruyun” diyerek battaniye attıklarını , fakat battaniyelere su değil, yanıcı madde döktüklerini, yanmayı hızlandırdıklarını sohbetimizde beyan etmişlerdir.

Bayrampaşa Cezaevi’nde 12 kişinin öldüğü operasyonda C-1 koğuşunda bulunan altı kadından beşi yanarak, birisi de duman ve gazdan zehirlenerek ölmüştü. O dönem yetkililer “Kendilerini yaktılar” dese de yaralı kadın tutsaklar arkadaşlarının askerlerce tavana açılan deliklerden üzerlerine bir sıvı serpildikten sonra yakıldığını söylemişti. Operasyonda yananlardan Hacer Arıkan, şunları söylemişti: “Önce çıkış noktamızda yatak yakıldı ve tavandan bir hortumla içeriye bir madde bırakıldı. Ben halen o madde neydi, hangi maddeyle yandım bilmiyorum. Biz C-1 koğuşunda 27 kadındık. Arkadaşlarım öldü ve koğuştan en son çıkartılan bendim. Ortada bir isyan yok. F tipi cezaevlerine karşı yapılan ölüm orucu eylemleri vardı.”

Neden şimdi konuştu?

A.S. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talimatıyla Van’da verdiği ifadesinde neden şimdi konuştuğunu da şu cümlelerle dile getirdi: “Üzerinden 11 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen herhangi bir şekilde ifademize başvurulmamış olması beni bu konuda ifade vermeye ve doğru bildiklerimi söylemeye mecbur bırakmıştır. Davayla ilgili bildiğim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*