Anasayfa » GENÇLİK » 16 Mart katliamı ve direnişinin yıldönümü

16 Mart katliamı ve direnişinin yıldönümü

16 Mart 1978. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde, burjuva faşist devlet destek ve yönlendirmeli MHP’li ülkücü faşistlerin bombalı katliamı.

Polis ülkü ocakları çetesinin içindeki istihbaratçısıyla saldırıyı 10 gün önceden bildiği halde engel olmadığı gibi, katliam baştan sonra burjuva faşist devletin bilgi, onay, yönlendirmesiyle gerçekleştirildi.

Okuldan toplu çıkış yapan devrimci ve demokrat öğrencilere dönük, “Kahrolsun komünistler!” narasıyla başlayan bombalı ve taramalı katliamda Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt yaşamını yitirdi, 41 öğrenci ağır yaralandı.

DİSK’li işçiler, katliama karşı 2 gün süreyle 2’şer saatlik iş bırakma ve “faşizme ihtar” eylemleri yaptı. Öğrencilerin anti-faşist anti-emperyalist gösteriye dönüşen onbinlerce kişilik cenaze töreni çok görkemli oldu.

Büyük antifaşist tepki ve gösteriler karşısında saldırıyla ilgili olan Ülkü Ocakları faşist çetesi İstanbul İl başkanı, MHP İstanbul İl başkanı dahil 17 kişi gözaltına alındı. 16 kişi “delil yetersizliği” denerek beraat ettirildi, 11 yıl ceza verilen Sıddık Polat ise 1982’de askeri yargıtay kararıyla beraat ettirildi.

Saldırıya uğrayan öğrencilerden Cem Alptekin avukat olduktan sonra 1988’de davayı tekrar gündeme getirdi. Dava büyük çabalardan sonra ancak 1995’te yeniden açıldı. Bu davada polis Mustafa Doğan’ın da katliamda rol oynadığı ve katliamdan 10 gün önce ülkü ocakları ve MHP’deki polis istihbaratçıların katliamın bilgisini ilettiği açığa çıktı. Susurluk’tan sonra ise deşifre olan telefon kayıtlarından Ankara Bahçelievler’de 7 TİP’linin katledilmesinde yer almış olan Abdullah Çatlı’nın 16 Mart İstanbul Üniversitesi katliamında kullanılan NATO yapımı TNT kalıplarının askeri birlikten temin edilmesinde rol oynadığı açığa çıktı. Katliam organizasyonunda Ülkü Ocakları, MHP, polis, TSK, NATO-Gladio’ya kadar giden zincir ucundan ortaya çıkmaya başladı.

Buna karşın katliamın bilgisine sahip olduğu ortaya çıkmış olan, polis şefleri Şükrü Balcı ve Süreyya San ve saldırıya uğrayan öğrencileri saldırganlarla karşı karşıya bırakan Reşat Altay beraat ettirildiler. Katliam faillerinden, bir diğer katliam faili tarafından öldürülmüş Zülküf İsot’un ailesi bir dizi katliam failine dair tanıklık etmesine karşın dava sündürüldü ve “zaman aşımı” gerekçesiyle dava düşürüldü.

 

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*