Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » 15-16 Haziran direnişi selamlandı

15-16 Haziran direnişi selamlandı

Tam 40 yıl önce bu gün 150 bin işçi DİSK’i tasfiye etmeye dönük sendika yasasına karşı İstanbul’un iki yakasında iki gün boyunca kitlesel ve militan yürüyüşler yapmış, polisle çatışmış, direnmişlerdi.

Devleti simgeleyen ne varsa alevler içindeydi. AP il binasının camları indirildi. Polisler ateş açtı. Ama gerileme olmadı.” (15-16 haziran büyük işçi direnişi – Tahsin Yılmaz)

40. yılında 15-16 Haziran büyük işçi direnişi bu gün Ankara’da Olgunlar Sokak’ta bulunan madenci anıtı önünde DİSK’in yaptığı basın açıklamasıyla ve AKP il binası önünde KESK’in 657 sayılı yapılacak değişiklik tasarısına karşı yaptığı eylemle birleştirilerek selamlandı.

Saat 12:30 sıralarında Madenci anıtı önünde DİSK’te örgütlü işçiler bir araya gelerek bir basın açıklaması yaptılar. DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani Beko basın metnini okudu. Okunan basın metninde kısaca direniş sürecine değinilerek ’15-16 Haziran direnişinin Türkiye’deki Emek ve Demokrasi mücadelesinin en onurlu tarihlerinden biri olduğu” vurgulandı. ’15-16 haziran ruhu ile kıdem tazminatlarına, işten atmalara, güvencesiz çalışmaya, kiralık işçi uygulamasına, sendikal barajlara, noter şartına, işsizliğe esnek ve kuralsız çalışmaya karşı temel hak ve özgürlükler, demokrasi ve barış mücadelemizi yükselteceğiz” denildi. Basın açıklamasının ardından bildiriler Yüksel Caddesi’nde dağıtıldı.

KESK Ankara Şubeler Platformu ise Yüksel Caddesi’nde toplanarak AKP il binasına yürüdü. Kamu emekçileri AKP il binası önünde KESK Genel Başkanı Sami Evren’in 657 sayılı devlet memurları kanundaki değişiklik tasarısına ilişkin basın metni okundu. “Tasarıya kökten karşıyız” vurgusu yapıldı. Tasarının Kamu Emekçileri’nin iş güvencesine saldırmakta olduğu vurgulanarak bu saldırılara 15-16 Haziran direnişinin ruhu ile karşı koyulacağı belirtildi. KESK Ankara şubeler platformunun eyleminde, Güler Zere’nin cenazesine ve Kızıldere anmasına katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan Siir’ten 24 KESK üyesine de sahip çıkılacağı vurgulandı ve derhal serbest bırakılmaları istendi.

15-16 Haziran ruhu?!
15-16 Haziran ruhu vurguları, her iki eylemde, rutin, dar, sembolik, içi ve altı boş, sınıf dinamiklerinden kopuk basın açıklaması tarzı ve hamasi-reformist “emek ve demokrasi” jargonuyla belirgin bir tutarsızlık oluşturdu.

15-16 Haziran direnişi ruhu, her şeyden önce, işyerlerinden, tabandan yükselen kitlesel, militan bir sınıfa karşı sınıf duruşunu ve vuruşunu ifade eder. Burjuvazinin stratejik bir şiddete dayalı olarak vites büyüten gündemdeki saldırılarının, özellikle de kamu çalışanlarının iş güvencesinin kaldırılması, kıdem tazminatlarının kaldırılması, bölgesel asgari ücret, özel kiralık işçi büroları gibi saldırılarının, ancak 15-16 Haziran direnişi kapsam ve şiddetinde bir sınıf duruşuyla püskürtülebileceği kesinkes doğrudur. Ancak yeni 15-16 Haziranların da, gökten ve sendikal bürokrasi çarklarından inmeyeceği, metazori 4 Şubat ve 26 Mayıs tabansız ve örgütsüz “genel grev”, “genel eylem”lerinin bu ruhla uzaktan yakından ilgisi olmadığı da bir o kadar doğrudur.

İşçi sınıfının yeni durum ve mücadelesinin ihtiyaçlarına uzaktan yakından yanıt vermediği gibi engeli olan geleneksel-içe kapalı-tabansız-taban inisiyatifsiz-bürokratik ve zemini kayan sendikacılık, 15-16 Haziran ruhunun -kenar süsü ve nostaljisi yapmanın dışında- günümüz koşul ve mücadele dinamikleri temelinde yeniden örgütlenmesinin başlıca engellerinden biridir. Büyüyen saldırı dalgası karşısında, yalnızca savunma ve protestoyla da sınırlı kalmayan dişe diş, kitlesel, militan sınıfa karşı bağımsız sınıf hareketi, tabandan, işyerlerinden, güvencesiz işçilerin fiili mücadele dinamiklerinden, alanlardan, bölgelerden, inatçı bir çalışma, örgütlenme ve eylem hattı ve birleşik örgüsünün gerçekleştirilmesiyle yükseltilecektir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*