Anasayfa » DÜNYA » Cezayir: 12 Aralık Seçimlerinin Kaderi Ne Olacak?

Cezayir: 12 Aralık Seçimlerinin Kaderi Ne Olacak?

12 Aralık Seçimlerinin Kaderi Ne Olacak? Geçtiğimiz Cuma günü, hareketin otuz üçüncü eylem gününde, Cezayirliler ülkenin her yerinde sokaklara döküldü, ve başkent Cezayir’in tüm sokakları gerçek bir insan tsunamisine sahne oldu.

Başkentte alınan sıkı önlemlere, adım başı yapılan kimlik kontrollerine rağmen önemli sayıda katılımın sağlandığı ve kortejlerde 12 Aralık Seçimlerini Boykot eden sloganların daha güçlü duyulduğu bildirildi.

Halk hareketi güçlü bir biçimde sahneye çıkıyor ve yok olmak bir yana, pek de güç kaybedecek gibi durmuyor. Otuz ikinci Cuma eyleminin ilk dersi bu : ‘Hareket güçlü bir biçimde geri döndüğünü teyit etti’.

Yedi ayı aşkın bir süredir her hafta sonu bıkmadan, usanmadan sokağa çıkan Cezayirlilerin son iki Cuma eylemi, Mart-Nisan aylarındaki ilk protesto eylemlerinin düzeyini yakaladı. Ne başkentin abluka altına alınması, ne göstericilerin saflarında veya siyasî aktivist çevrelerde son aylarda sıklıkla başvurulan tutuklamalar bir işe yaramış gibi durmuyor.

İktidar her türlü oyunu denedi ve işin en tuhafı, ne zaman yeni bir koz kullansa, kitlesel hareketlilik bir öncekine kıyasla çok daha güçlü ve kararlı bir biçimde bir numaralı talep konusunda ısrar ediyor : 22 Şubattan beri çeşitli sloganlarda ifadesini bulan ve hali hazırda özü itibariyle değişmeyen bu talep, eski rejimin sökülüp atılması, Hukuk devletinin tesis edilmesi ve özgürlüklerin garanti altına alınması.

Değişiklik ve eski rejime ait her türlü figürün reddini ifade eden geleneksel sloganların yanı sıra, tatil sonrası dördüncü Cuma eyleminin oybirliğiyle reddettigi bir başka konu da 12 Aralık Başkanlık seçimi, en azından iktidarın halka zorla kabul ettirmeye çalıştığı koşullarda ve geçtiğimiz hafta başkanlık yarışında olacaklarını açıklayan ilk adayların ortaya çıkmaya başladığı bir durumda.

Başkanlık seçimiyle ilgili olarak şunu söyleyebiliriz : Seçim makinası durdurulması mümkün olmayan bir biçimde ve yasal açıdan olduğu kadar siyasî olarak da harekete geçmiş durumda. Seçmenler resmen sandık başına çağırılmış durumda ve kimi adaylar destek arayışı içerisindeyken kimileri için ön kampanya başlamış durumda. Olup biten olayların ışığında, ülke iki kocaman soruyu sorarak uyanıyor : İçinde bulunulan durumda huzurlu bir seçim yapmak mümkün mü ? Ve, iktidarın hiç değilse göstericilerin bir kısmını sokağa çıkmamaya ve en önemlisi, 12 Aralıkta sandığa gitmeye ikna edecek herhangi bir savı var mı?

Daha açık söylemek gerekirse, sayıları her geçen gün artan düşünce ‘suçlularının’ tutukluluklarının kaldırılması, iktidardaki hükûmetin istifa etmesi veya medyaların açılımı gibi yatıştırıcı önlemler almak, seçimleri kurtarabilir mi ?

Resmî açıklamalarda ve politikalarda böylesi bir yumuşamanın sinyalleri bulunamazken, tam tersine bir durum söz konusu : İktidarın söylemi git gide daha da sertleşmekte ve temel hak ve özgürlükler daha fazla kısıtlanmakta. Öte yandan, talepler çubuğunu oldukça yükseğe koyan sokağın iktidarın projelerinde yapacağı makyaj sonucu gerçekleştirilecek bir seçimle halkın talep ettiği değişime yol açacağına inanması, gerçek garantilerin olmadığı bu durumda, pek mümkün görülmüyor.

En önemli garanti ise, ciddi bir diyalog sonucu oluşturulacak bağımsız bir seçim otoritesinin hangi bileşenlerden olacağı meselesinin yeniden ele alınmasıdır. Oysa, ne süre, ne de yasal metinler buna olanak bırakıyor, tabiî seçimin bir kez daha ertelenmesi araya girmezse. Bu seçenek, bunalımdan çıkış için tek yol seçimlerdir diyen kanat için abesle iştigal, üstelik 18 Nisanda ve 4 Temmuzda yapılması gereken seçimleri iki kez ertelemiş iken.

Seçmeni sandığa davet ederek oldu-bitti stratejisi izleyen iktidar bir bakıma köprüleri yaktı ve ülkeyi beter bir siyasî çıkmaza soktu. Zira, sokakta ve gösterilerde bekledikleri soluk kaybı, duraksama olmadığı gibi hiç de hesaba katmadıkları bir başka yönetilemez direniş biçimi gelişti : Onlarca belediye başkanı seçim düzenlemelerine katkıda bulunmayacağını açıklarken, kimi seçim bölgelerinde ise seçim büroları vatandaşların saldırısına uğradı.

Zeyneb Kias / Cezayir

Çeviri: Devrimci Proletarya

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*