Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » 1 Mayısta iş cünayeti

1 Mayısta iş cünayeti

Ankara Tıp Fakültesinde taşerona bağlı olarak temizlik işi yapan 42 yaşındaki sağlık işçisi Aytekin Körsülü 1 Mayıs günü, meydanlarda kendi sınıfıyla birlikte “güvenceli iş insanca yaşam” talebini haykırması gerekirken resmi tatil gününde çalıştırılmış ve görevi başındayken Morfoloji binasında camdan düşerek yaşamını yitirmiştir.
Ankara SES tarafından yapılan ve Tıp Öğrencilerininde destek verdiği bir basın açıklamasıyla iş cinayeti protesto edildi.

Güvencesizliği kaldırın, ölümleri durdurun

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde taşeron şirket aracılığıyla çalıştırılmakta olan temizlik işçisi Aytekin Körsülü, 1 Mayıs günü camdan düşerek hayatını kaybetti.

1 Mayıs’ta yüz binlerce işçi, işsiz, emekçi, güvenceli iş, insanca bir yaşam talebiyle başta Taksim meydanı olmak üzere ülkenin dört bir yanında eylemdeyken; bu 1 Mayıs’ta Tekel işçilerinin eylemleriyle ‘güvencesizleştirmeye’ karşı mücadele damgasını vurmuşken; sağlık ve sosyal hizmet emekçileri tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine güvenceli çalışmanın hak olduğunu alanlardan haykırıyorken arkadaşımızı kaybettik.

Aytekin Körsülü, sayıları 150 bini bulan diğer taşeron sağlık işçileri gibi iş güvencesi olmadan asgari ücretle çalıştırılıyordu.

Aytekin Körsülü, sayıları 150 bini bulan diğer taşeron sağlık işçileri gibi ücretini zamanında alamıyor, fazla çalıştırılıyordu.

Aytekin Körsülü, sayıları 150 bini bulan diğer taşeron sağlık işçileri gibi, işçi sağlığı ve iş güvenliği birimlerinden yoksun, ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılıyordu.

Aytekin Körsülü, sayıları 150 bini bulan diğer taşeron sağlık işçileri gibi, senelik/hastalık izinlerinde, 1 Mayıs’ta olduğu gibi resmi tatil günlerinde de çalıştırılıyorlardı.

Adana’da 40 yaşını geçtikleri için, Mersin’de hamile kaldıkları için, Bursa’da yasadışı işlem yapan işçi şefi hakkında tutanak tuttuğu için işten atılabiliyorlardı.

Meslek hastalıkları, iş kazaları ilk önce “insan” yerine konmayan taşeron sağlık işçilerini buluyorken, Domuz Gribinde hayatını kaybeden de ilk kişi bir taşeron sağlık işçisi oluyordu.

Yıllarca çalıştıkları kurumlardan emekli olduklarında ise hakları olmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatlarını da alamıyorlardı…

Bu çalışma koşulları, bu yaşam ve bu ölümler kaderimiz değil.

AKP iktidarı ve yerli işbirlikçileri, uluslararası şirketlerin, taşeron firmaların karı uğruna yoksul emekçi halkı hastane kapısında ölüme mahkum ederken, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini de düşük ücretle iş güvencesinden yoksun açlık ve yoksulluk pençesinde kıvrandırıyorlar.

Bizler bu çalıştırma biçiminin ve yaşanan ölümlerin kader olmadığını biliyoruz. Tıpkı tuzla tersanelerinde, tıpkı maden ocaklarında, tıpkı kot atölyelerinde, tıpkı tarım işçilerinin yollarda hayatlarını kaybetmelerinin kader olmaması gibi.

Bizler Aytekin Körsülü ve tüm taşeron sağlık emekçilerine dayatılan güvencesizliğin ve ölümün, başta kadrolu sağlık emekçileri olmak üzere tüm emekçileri kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmasına karşı mücadele edeceğiz.
AKP iktidarının insanı yok sayan, piyasalaştırma, güvencesizleştirme politikalarının bedellerini hayatlarımızla ödüyoruz.

Ama hayatımızla ödemeye devam etmeyeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*