Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » 1 Mayıs’ta Ethem’i Kızılay’da yalnız bırakmayacağız!

1 Mayıs’ta Ethem’i Kızılay’da yalnız bırakmayacağız!

Haziran Direnişi’nden bu yana Kazova, Greif, Yatağan gibi ivme kazanan sınıfsal mücadele deneyimleri biz işçilere yeni ve direngen bir mücadele içine girdiğimizi gösteriyor. Bu gelişkin mücadeleler karşısında devletin de saldırısı bir o kadar artıyor. Bizler gibi sermaye diktatörlüğü de gücümüzü gördü. Kızılay’ı, Taksim’i bir kere aldık, karşılığında 8 tane canımızı bizden aldılar, böylesi bir süreçte bu alanların bizim için önemi görmezden geliniyor.

Bugün 1 Mayıs’ın bir bayram olduğu vurgusuyla, bayramı kavgaya çevirmek istediğimiz söylenerek  “şımarık çocuk” muamelesi görüyoruz. Ama biz işçiler iliklerimize kadar biliyoruz ki; bu meydan yasaklarının ardında yatan şey, burjuvazinin durmaksızın zamanı ve mekanı da sermayeye, sermayenin biz işçiler üzerindeki zamansal ve mekansal diktatörlüğüne çevirmesidir.

Bizlere bir nebze kendimiz için kullanabileceğimiz zaman ve mekan bırakılmamaktadır. Burjuvazi, neo-liberal kentsel dönüşümü dayatarak işçi ve emekçileri kent dışına itme ve kent merkezlerini kendi inşaa ettiğimiz ama kapısından bile geçemediğimiz büyük plazalarla, AVM’lerle doldururken biz işçilere nefes alacak 2 metrekare için bile cebimizde ne varsa son kuruşuna kadar harcatmayı reva görüyorlar.İşte bu yüzden zaman ve mekan üzerinde kontrol ve egemenlik mücadelesi, sınıf mücadelesinin en kritik, giderek daha fazla öne çıkacak cepheleri arasındadır. Bu yüzdendir ki 1 Mayıs’ta Kızılay’da ısrar, devrimde ısrardır.

KESK, DİSK, TMMOB, TTB gibi düzen içine  sıkışmış dar muhalefetçi tavır sergileyen sözde sınıf temsilcilerinin bizlere Sıhhıye Meydanı‘nı göstermesi, çözümü sandıkla sınırlayan dar muhalefet politikaları biz işçileri kesmez, kesmeyecektir. Uzlaşmaz sınıf karşıtlığı ekseninde düşünülmediğinden, ne kadar muhalefet yapılırsa yapılsın, işin özü unutulur: Burjuvazinin sınıf egemenliğinin neoliberal mali oligarşik yeniden yapılandırılması, aynı zamanda zaman ve mekan üzerindeki egemenliğinin azamileştirilmesidir. Bunun engeli olan her türlü kolektif mücadele pratiğine ve dayanağına da azami saldırganlığı içerir. 1 Mayıs gibi karşı sınıfla daha keskin bir şekilde yüzleştiğimiz bir günde, zamanda mekanda yaşamda özgürlük taleplerimizi Kızılay’da, işçi Ethem’in vurulduğu yerde haykıracağız. Dişimizle tırnağımızla kazandığımız; uğruna 8 canımızı daha kavgamızda özgürleşen diğer sınıf kardeşlerimizin yanına uğurladığımız meydanlar bizimdir!

1 Mayıs’ta Ethem’i Kızılay’da yalnız bırakmayacağız!
Kızılay’da ısrar devrimde ısrardır!
1 Mayıs Kızıldır Kızıl kalacak

469058_10201376356079780_1459402080_o

Devrimci Proletarya ve Sınıfsız / Ankara

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*