Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » 1 Mayıs’ın Çağrısı: Ya barbarlık içinde yokoluş, ya sosyalizm!

1 Mayıs’ın Çağrısı: Ya barbarlık içinde yokoluş, ya sosyalizm!

1 Mayıs’ın Çağrısı: Ya barbarlık içinde yokoluş, ya sosyalizm!

İşçi sınıfının Uluslar arası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı bugün dünya proletaryası neredeyse bulunduğu her alanda emperyalist kapitalizmin yıkıcı, yokedici saldırıları altında karşılamaya hazırlanıyor. Emperyalist kapitalizmin yapısal ekonomik, siyasal hegemonya ve toplumsal krizlerinin faturası emekçi insanlığa çıkartılmakta, vahşi bir çılgınlık sendromu içinde azami kara ve egemenliğe duyulan kurt adam açlığı insanlığı derin bir varoluş krizine sürüklemektedir. Kapitalist egemenlik ilişkilerinin türlü çeşit formlarda kendini gösterdiği günümüz koşullarında savaş ve çatışmalar, ekonomik kriz, neoliberal soygun ve siyasal gericilik birikimiyle dünya hızla yaşanılmaz bir yere çevrilmektedir. İnsanın ve coğrafyanın yıkımı eşgüdüm halinde ilerlemekte, kapitalizm herşeyi çürütmektedir. Kuzey Afrika’dan Afganistan’a kadar olan yayda savaş ve çatışmalar bitmek bilmemekte, Afrika’dan Asya’ya açlık ve yoksulluğun savaşların getirdiği insani krizler devasalaşmakta, yaşadığı acılar karşısında çareyi mültecilikte arayan, daha iyi bir yaşam için büyük zorlukları göze alan binlerce ekonomik, siyasal göçmen Akdeniz’in dalgaları arasında boğulmakta, yokolmaktadır. Kapitalist barbarlık düzeni insanlığı bir varlık yokluk ikilemiyle karşı karşıya bırakmakta, dünya işçi sınıfını açlık, yoksulluk ve savaşlarla yokolmaya ya da sosyalizm için egemenlere karşı ayağa kalkmaya zorlamaktadır. Kapitalist sürdürülebilirlik sınırlarına dayanmış, tüketim çılgınlığı insanal ve doğal olan herşeyi tüketmiştir. Bu vahşi neoliberal çılgınlık karşısında insan olarak kalmak bile artık sosyalizm için mücadeleyi gerektirmektedir.

İşçi sınıfının Uluslar arası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’a Türkiye’de bu yıl burjuva parlamento, reformist hayal ve beklentilerin neoliberal burjuva demokrasisi sınırları içinde ve ufkunda propaganda edildiği bu süreçte işçi sınıfına vaat edilen şeyler kırıntıların ötesine geçemiyor; kapitalizm sağından solundan tadilata alınarak viyonda tutulmaya çalışılıyor. İşçi sınıfının emeğinin gaspı üzerine kurulmuş sermaye düzeninin politik savunucuları proletaryayı silahsızlandırmak, mücadeleden uzaklaştırmak için beklenti içine sokuyorlar. İşçi sınıfının bu gün yaşadığı değersizleşmeyi, yabancılaşmayı, basit bir üretim aracına dönüştürülmesini, açlığı, sefaleti, özgürlük ve demokrasi yoksunluğunu aşabilmesinin yolu ne burjuva siyaset sahnesindeki o aç gözlü rekabetten dökülen kırıntılara umut beslemek, ne de kapitalizmin, mali oligarşik tekelci yapının normal ekonomi politiğine gözlerini kapatan sahte hayal dünyalarına kapılmaktır. Kapitalist emperyalizmin mali oligarşik tekelci yapısı makyaj tutmamakta, tüm acımasız gerçekliğiyle reform çabalarını varlığıyla imkansız hale getirmektedir…

İşçi sınıfı ve emekçi toplumsallık her alanda yaşadığı sermaye diktatörlüğünün ezici, yokedici sonuçlarını aşabilmek için, özgür ve sınıfsız sömürüsüz bir dünya kurmanın mümkün ve zorunlu, daha önemlisi kendi nasırlı ellerinde gerçekleşebileceğine inanmalı ve harekete geçmelidir. Sermayenin aç gözlülüğünü durdurabilecek, demokratik hak ve özgürlükleri garanti altına alacak tek mücadele biçimi işçi sınıfının toplumsal kurtuluş mücadelesine öncü ve önder olabilmesi, sınıf savaşını yükseltmesinden geçmektedir.

Burjuva parlamento seçimlerinde varlığı edilgen bir seçmene indirgenmiş, kaderini burjuva politikacıların eline teslim etmiş bir işçi sınıfı sömürülmekten kurtulamayacağı gibi, yeni Soma ve Ermeneklerin oluşmasına da alan açmış olacaktır. 1 Mayıs’ın tarihsel arka planı, sınıfa karşı sınıf mücadelesinin önemini ve yakıcı ihtiyacını anlatır bize. Enternasyonal proletaryanın kapitalist sömürüye karşı, komünizmin özgürlük dünyası mücadelesinin yükseltilmesinin zorunluluğunu….. toplumsal özgürlük işte bu zorunluluğu bilince çıkarıldığında vücut bulacaktır. Yaşasın işçi sınıfının devrimci 1 Mayıs mücadelesi!….

Ercan Akpınar

Sincan 1 No.lu F Tipi Cezaevi

C-71

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*