Anasayfa » BASINDAN » 1 Mayıs’a 1 Yıl Varken Başladık?

1 Mayıs’a 1 Yıl Varken Başladık?

Çok garip ilişkileri, tepkileri veya istekleri olan örgütlere sahibiz.Her şeyi iktidar (siz patronlar diye okuyun) belirliyor. Sendikalar, dernekler, odalar, platformlar ve partiler herhangi bir hakkımıza saldırı oldu mu, “yedirmeyiz” deyince görev yapmış sayıyoruz. Yedirecek ne kaldıysa diyecek hale geliyoruz. Asgari Geçim İndiriminin asgari ücretin içine dâhil edilmesi konusunda verilen tepkiyi sorsak, hatırlayan çıkmaz herhalde.

Kıdem tazminatının gaspı için “yedirmeyiz” dendi. Peki, nasıl olacak? Cevabı hepimizin bildiği şeyler. Örnekler çoğalır, dağ olur. Peki, örgütlerimiz bu talepleri nasıl oluşturuyor? Ya da talepleri oluşturmak için biz işçilere geliyorlar mı? Bilmiyoruz. Peki, bizler nasıl yapmalıyız? Yukarıdaki adı sayılan örgütlerin işi, işçilere danışmadan, işçinin adına kendisine söz söyleme hakkı vererek açıklama ve tepkiler vermek olmuş. Bu duruma karşıysak nasıl değiştireceğiz? Hatırı sayılır bir ekonomist bu soruya ‘işçiye ulaşmakla’ başlamayı önermiş ve eklemiş, “işçiye ulaşmanın bir yolu da bu değil mi?” Marx tarafından 1880 li yıllarda yazılan 101 soruluk bir anketten bahsediyor. Anketin yapılması başarıya ulaşamamış. Ancak yazar yapılabilir olduğunu savunuyor. Cevabını deneyerek öğrenebiliriz. Ancak 100 küsur soruluk anketi işçilerin önüne koyup ve bir seferde cevap beklersek, 100 küsur yıl önceki hüsrana uğrayabiliriz. Peki, acelemiz var mı? Bizim için önemli olan bu talepleri toplamaksa bölelim 12 aya. O zaman daha mümkün olmaz mı? Ayrıca hatırını saydığımız ekonomistin dediği gibi “işçiye ulaşmanın bir yolu da” bu olacak.

Yani aslında sorun sadece ücret sorunu değil. Sorun işçilerin bilinçlenmesi için onlara ulaşmanın yollarını bulmak sorunu. Bu yöntem aşamalardan sadece biri olacak. Gelen cevaplar bize işçilerin kendi sorunları hakkındaki bildiklerinin düzeyiyle birlikte, talepleri ve çözüm yolları hakkında da yollar gösterecek. Peki, bir yıla böldüğümüz bu talepleri ne zaman, nasıl gündeme getirebiliriz. İşte burada örgütlenme araçlarımızın yapmadığı bir şey daha yapabiliriz. 1 Mayıs İşçilerin kendi deneyimlerinden oluşan taleplerini dile getirdikleri gün olsun. Bir yıl boyunca yapılan tüm çalışmalar pankartlar, dövizler, sloganlar, bildiriler ve konuşmalarla meydanlara insin. Gün gerçekten işçi sınıfının sözünü söylediği yumruğunu kaldırdığı gün olsun. Bu çalışmanın birinci aşaması olan “ücret” başlığı yapıldı bile. Hani “bu işler böyle olmaz” diyecek olanlar, bu bülten ve devamında çıkacak olan 10 bültenle birlikte bu çalışmanın ürünü olacaktır.

İşçi Konseyi Girişimi

Çıkarılan ilk 2 bültene aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

1 Mayıs’a 1 Yıl Varken Başladık?

2. Bülten: Çalışma Koşullarımız Nasıl?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*