Anasayfa » 8 Mart » 1 Mayıs Bizimdir

1 Mayıs Bizimdir

1 Mayıs işçi sınıfının birlik günüdür. İşçi sınıfı her bir 1 Mayıs günü tüm dünyada ve ülkemizde, tüm şehirlerde en büyük meydanlarda bir araya gelir. Kendi içerisindeki katmanları, ayrımları, farklılıkları, ücret, güvence, eğitim, yaşam tarzı farklarını bir gün için bile olsa bir kenara koyarak, onların üzerine çıkıp birlik olarak meydanları doldurmanın coşkusunu yaşar. Ne kadar kalabalık, ne kadar büyük, ne kadar güçlü, ne kadar canlı bir sınıf olduğunu kendisine ve tüm topluma gösterir. Tatil hakkını işletemiyorsa kendisini her gün boğan zoraki çalışmayı bir günlüğüne fiilen bırakarak, tatilse en güzel giysilerini üzerine çekerek kadınlı-erkekli, eşi, dostu, kardeşi, fabrikadaki, plazadaki yoldaşıyla sokaklara akar, sloganlarını atar, meydanları hıncahınç doldurur. Bu yüzden burjuvazi 1 Mayıslardan korkar. Biz işçilerin bu bir günlük saadeti, onuru, özgücümüze güveni tüm bir yıla yaymamızdan, bizi artık yönetemez olmaktan korkar. Bu yüzden patronlar devletteki memurları ve politikacıları aracılığıyla 1 Mayısları yasaklatır. İşçilerin en kolay ulaşılabilen, herkesçe görüldükleri meydanlara özgürce çıkmalarını istemez, onlara şehir dışındaki alanları işaret eder, barışçıl 1 Mayıs nutukları atar.

1 Mayıs işçi sınıfının mücadele günüdür. İşçiler bugün patronların dayatmalarına boyun eğmezler. İşçiler bugün devletin dayatmalarına boyun eğmezler. İşçiler bugün sendika bürokratlarının ve liberallerin dayatmalarına boyun eğmezler. Başbakanın, patron örgütlerinin, valilerin, polis müdürlerinin yasaklarına rağmen 1 Mayıs’ta işçi sınıfı bayram gününü tarihsel mücadelelerle kazandığı meydanlara akarak kutlar. 1 Mayıs Meydanı her şehirde kentin en büyük ve en canlı meydanı, işçilerin bu günü kutlamayı kendi iradeleriyle seçtikleri meydandır; devletin gösterdiği meydan değildir ve olamaz! Zamanımıza hükmeden patronlar, dolaştığımız, gösteri yaptığımız mekânlara da hükmetmek isterlerse, onlara yanıtımız her zaman anladıkları dilden olmuş ve olacaktır. Bu yüzden tarihte 1 Mayıslar patronların işçi sınıfını rahat yönetemediği her yerde bir kavga günü olmuştur, bundan sonra da olacaktır. İşçi sınıfının bu 1 Mayıs’ta da kavgadan kaçmayacağı görülecektir.

1-mayıs1 Mayıs işçi sınıfının dayanışma günüdür. Uluslararası bir mücadele günüdür 1 Mayıs. Patronlar sınıfı olan burjuvazinin yarattığı dünya paranın, çıkarın, bencilliğin, alışverişin dünyasıdır. Onlar tüm dünyayı kendilerine benzetmişler, bütün dünyayı küresel çıkarları temelinde yönetirler. Onların karşısında işçilerin kendi güçlerini tüm dünyada aynı gün göstermeleri, aynı gün hep birlikte sokağa çıkmaları da tesadüf değildir. İşçi sınıfı da, çıkarları patronlara tam tersi yönde ancak benzer biçimde küresel bir sınıftır. Ulus, milliyet, din, cins ayrımıyla patronlar sınıfı tüm dünyada işçileri bölseler de, bir günlüğüne de olsa bütün dünyadaki işçiler bu ayrımların üzerinde bir birliği mücadele içerisinde yaratabilecekleri bir dayanışma ruhunu kuşanırlar. Bütün uluslardan Amerikalı-Avrupalı-Afrikalı işçiler, aynı coğrafyadaki farklı uluslardan, Türk-Kürt-Arap işçiler sınıf çıkarlarının ortak, güçlerinin bir olduğunu hissederler. Beraber sokağa çıkar, beraber slogan atar, beraber çatışır, beraber yürürler. Birbirleriyle dayanışmalarını sergilerler.

1 Mayıs işçi sınıfının bugünü ve geleceğidir. Seçimler bittiğinde il il seçim sonuçlarını açıklar ya televizyonlar… Biz sınıf bilinçli işçiler bunları değil, 1 Mayıs’ta hangi ülkede kaç işçinin sokağa çıktığını takip ederiz. Sandıklar işçi sınıfı ve emekçileri hipnotize ederler genellikle; işte bu büyü sokakta işçiler yürüdüğünde, fabrikada greve gittiğinde, plazada cayırtı kopardığında bozulur. Uyanır işçi sınıfı 1 Mayıslarda… Krizin büyümesinden, geminin karaya oturmasından korkuyor burjuvazi; peki ama bu geminin kürek mahkûmları olan bizlerin kaybetmekten korkacak neyi kaldı? Gezi direnişi öcü gibi gösteriliyor, oysa özgürlük için ayağa kalkmanın bedelinden kaçılır mı hiç? İşçi sınıfının örgütlenmesini, eylemini, bilincini yükseltmesinin yolu açık değil, engeller var önümüzde; ne zaman olmadı ki? Özgürlük ve demokrasi küflü seçim sandıklarıyla değil, işçi sınıfının siyasette gücünü göstermesiyle gelebilir ancak. Biz işçiler patronlar için değil, kendimiz için bir sınıf olduğumuzda, kendi özlem ve hayallerimizi gerçek kılmayı başardığımızda gelir özgürlük. Ulusal-cinsel-sınıfsal köleliğimize son vermek için yürüttüğümüz mücadelede en güzel elbisemizle, işçi tulumuyla sokakları zapt edip Gezi’nin proleter tekrarını yaşattığımızda sokaklarda yürür özgürlük. Zamanda ve mekânda özgürlük burjuva demokrasisiyle değil, sosyalist işçi demokrasisiyle gelir ancak. Bu yüzden bu 1 Mayıs’a şimdiden hazırlanalım, en kitlesel biçimde katılalım, özgürce sokaklarda ses verelim.

-Herkese insanca koşullarda çalışma ve yaşam hakkı!
-Esnek, güvencesiz çalışmaya, düşük ücretlere, taşeronluk sistemine son!
-Plazaların, villaların, AVM’lerin saltanatını, sınıfsal-cinsel-ulusal köleliği yıkacağız!
-Sermaye için değil işçiler için demokrasi! Yaşasın Sosyalist İşçi Demokrasisi!
-Yaşasın 1 Mayıs, Biji Yek Gulan, Yaşasın Komünizm!

İşçi Meclisi’nin 56. Sayısında yayınlanmıştır

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*