Anasayfa » GENÇLİK » 1 Mayıs, 1 Gulan, 1 May…

1 Mayıs, 1 Gulan, 1 May…

Proletaryanın en büyük kavga günü yaklaşıyor. İşçi sınıfnının bütün bölüklerinin fabrikalardan, plazalardan, kampüslerden kent meydanlarına aktığı kavga ateşini hissettirdiği günlere girmiş bulunuyoruz.

Burjuvazinin herşeyi metalaştırdığı bir dünyada kapitalizmin prangaları altında özgürlük arayışı ve istemi tüm dünyada her geçen gün artmaktadır. Neoliberal politikalar tüm dünyada işçi sınıfına azgınca uygulanıyor; kölelik koşulları her geçen gün derinleşiyor. Diğer yanda ise üniversitelerde, fabrikalarda, bürolarda üretimin ve yaşamın her alanında bu kokuşmuş politikalar, direnişlerle karşılanıyor. Öfke büyüyor. İşçi sınıfı ve gençlik yeni bir yaşama olan inancın kararlılığını direniş alanlarında gösteriyor.

1 Mayıs’a sayılı günler kala sokaklar 1 Mayıs çağrıları ile ısınıyor. Sınıfın gençleri, işçi öğrenciler olarak bu ateşi en derinden duyumsuyor; proletaryanın bu şanlı kavga gününde sınıf savaşını doruklara taşıyacağımız bir kavgayı bugünden başlatıyoruz. Özgürlük talebimizi ayağımızın bastığı, sesimizin çıktığı her yerde haykıracağız.
1 Mayıs Taksim Meydanı’nın önemi, tarihimizin anıları ve şehitlerimizin kanı olmasına karşın sadece bundan ibaret değildir. Gezi Direnişi’nde özgürleştirdiğimiz Taksim Meydanı, burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki en büyük mekân savaşlarından birinin yaşandığı bir meydan olma özelliği taşıyor. Burjuvazi Taksim Meydanı’nı yasaklayarak aslında özgürlükleri gasp ettiğini açık açık söylemiş oluyor. Burjuva demokrasisinin göstermelik birkaç senelik özgürlüğü, milyonlarca işçi – emekçinin meydanlarına sahip çıkması ile korkuya, nefrete dönüşmüş ve Taksim Meydanı yeniden bizlere yasaklanmıştır.

yasasin1mayis2013

1 Mayıs işçi öğrencilerin de kendileri için dövüşecekleri ve sınıfın talepleri ile kendi taleplerini birlikte yükseltecekleri bir gündür. Bu kavga proletarya sosyalizmi kurulana kadar devam edecektir. Onlar varsın yasaklasınlar biz meydanlarımızı söke söke burjuvazinin elinden almasını biliriz. Biz ödediğimiz her bedeli de unutmayan bir sınıf bilincine ve belleğine sahibiz.

Üniversitelerin doğrudan sermaye ihraç eden kurumlara dönüşmesi, işçi öğrencilerin daha ağır bir eğitim sürecinden geçerek daha fazla sömürü, daha fazla çalışma, daha fazla kölelik, daha fazla körelme yaşamalarına neden olmaktadır.

1 Mayıs’ta alanlarda olmak;

Üniversitelerde, staj yapılan işyerlerinde, sokakta; kadın işçi ve işçi öğrencilere yönelik taciz, tecavüz, gaspa karşı duruştur. Ataerkil bilinçle egemen-ezilen cins sorununu derinleştiren patriyarkal kapitalizme karşı bir savaştır. Kadın, erkek işçilerin alanlardaki birleşik duruşuyla kapitalizmin bu gericiliğine anladığı dilden cevap vermektir. Aile, eş, sevgili, toplum, devlet, sermaye sarmalından kurtulup sınıfça özgürlüğe adım atmaktır.

Sebep oldukları elektrik kesintisi skandalından bile yararlanıp nükleer santrali bir ihtiyaç gibi gösteren, kentleri beton grisine dönüştüren, küresel ısınma gibi dünyamızın kaderini belirleyecek bir olgudan dahi karbon borsası yaratmayı başaran, gölgesini satamadığı ağacı tereddüt etmeden kesen neoliberal kapitalizme karşı savaşmaktır. Doğa – insan ikiliğinde uyumu barındıran bir toplumsal sistem olan proletarya sosyalizmine yürümektir.

İşçi öğrencileri ve işçileri çalışırken 3’er, 5’er öldüren, tüm haklarını gasp ederek işten kovan, fazla çalışma saatleriyle nefes alamayan, kendini gerçekleştiremeyen tüm işçilerin özgürlüğünün tadına varmasıdır.

Staj yapan işçi-öğrencilerin bir bir ölüm haberlerini aldığımız bu günlerde işçi sağlığı ve güvenliği ve “Tam İşçi Denetimi”ni haykırmaktır. Tüm fabrikalarda, bürolarda çalışan işçi ve işçi öğrencilerin düşük ücrete, güvencesizliğe, örgütsüzlüğe, kölelik rejimine karşı tek yumruk olup vurmasıdır.

Burjuva demokrasinin en geri sınırlarıyla terbiye edilmeye çalışılan işçi ve işçi öğrencilerin kazanımlarını koruma ve ilerletmesidir. Sendikalı oldukları için işten atılan işçilerin kovulduğu, grevlerin bakanlık kurulu kararıyla yasaklandığı, yargısız infazların yapıldığı, kontrol, denetim ve yönetim hakkının işçi öğrencilerin ait oldukları sınıfın, proletaryanın alması için adım atmaktır.

Bizler işçi öğrenciler olarak bu doğrultuda 1 Mayıs’ı karşılayacağız. Proletarya sosyalizmi için, dünyayı yaratan ve yeniden üreten sınıfın iktidarı için 1 Mayıs’ta en güçlü sesimizle “Yeni Bir Yaşam!” diyerek alanlarda olacağız.

İşçilerin, işçi öğrencilerin, kadın, genç, kürt, LGBTİ işçilerin özlemlerini sandıklara hapsedenlere inat asıl kurtuluşun sokakta, asıl kurtuluşun sosyalizmde olduğunu haykırmak için 1 Mayıs günü sokakları, meydanları yaşamı kuşatacağız ve hep bir ağızdan haykıracağız:

Kırıntıları Değil Dünyayı İstiyoruz!

1-mayis-polis

 

sınıfsız dergisi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*