Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » 1 haftanın ardından 4+4+4

1 haftanın ardından 4+4+4

4+4+4 eğitim sisteminin ilk uygulamaları bir hafta içerisinde kendisini gösterdi. Birinci sınıfların şubeleri için artık alfabe yetmiyor. Kalabalık sınıflar, küçük çocuklara göre düzenlenmemiş fiziki koşullar, imam hatipe dönüştürülmüş yaklaşık 600 okul, bu okullarda öğrencilerin başka okullara gitmek zorunda olması, zorla seçtirilen seçmeli din dersleri…. KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Mehmet Aydoğan, bir haftanın ardından okullardaki durumu ETHA’ya anlattı.

Mehmet Aydoğan, 4+4+4 eğitim sisteminin Başbakan Erdoğan’ın “dindar nesil yetiştireceğiz” söylemine uygun, 28 Şubat’ın rövanşı olarak hazırlandığını, muhafazakar toplumun inşası, aynı zamanda piyasacı bir mantıkla hazırlandığını söyledi.

Okulların açılmasıyla birlikte iki temel sorunun ortaya çıktığını anlatan Aydoğan, “Birincisi uygun olmayan yerlere imam hatip okulları açıldı. İkincisi okulu dönüştürülen öğrenciler başka bir okula gitmek zorunda kaldı. Bu da servis ücretleri nedeniyle ek bir mali yük getirdi velilere” dedi.

600 İMAM HATİP AÇILDI

Türkiye genelinde yaklaşık 600, İstanbul’da 76 imam hatip okulunun açıldığı bilgisini veren Aydoğan, bu okullar için özel bir çalışma yürütüldüğünü, milli eğitim müdürlüklerinin internet sayfasında özel alanlar açıldığını, ön kayıtların internetten alındığını söyledi. Aydoğan, ne güzel sanatlar, ne anadolu, fen liseleri hiçbir okul için böyle özel uygulama olmadığına dikkat çekti. Aydoğan, yasada olmasına rağmen hiçbir güzel sanatlar ya da spor lisesi açılmadığını da belirtti, “İdeolojik tutum nedeniyle bu okullar teşvik edildi. Vakıflar tarafından reklamlar yapıldı, ücretsiz servis konulacak denildi” dedi.

Beklenen talep olmadığını gördüklerini, tam olarak sayı alabilmek için Bilgi Edinme Yasası’na başvurduklarını anlatan Mehmet Aydoğan, zaten yapay talep oluşturulduğunu, mahalledeki cemaatlerin özel çalışma ile ilçe milli eğitim müdürlüğüne dilekçe verdiğini kaydetti.

BİRİNCİ SINIF ŞUBELERİ İÇİN ALFABE YETMİYOR

Bir diğer sorunun da 66 aylık çocukların ilkokula başlaması olduğunu dile getiren Aydoğan, bu çocukların zihinsel, fiziksel ve ruhsal gelişim düzeyleri bakımından disiplinize edilmiş eğitim programı içerisinde bulunamayacağına dikkat çekti. Aydoğan, bu çocukların okul öncesi eğitim alması gerektiğini söyledi.

Aydoğan, birinci sınıflar için derslik ihtiyacının yüzde 70-80 arttığını belirtirken, Başakşehir’deki bir okulda 30’un üzerinde birinci sınıf şubesi olduğunu söyledi. Aydoğan, “Artık alfabe yetmiyor. 1AA, 1BB, 1CC diye devam ediyor” dedi. Eğitim emekçisi Aydoğan, bu sınıfların mevcudunun da 65-70’i bulduğuna dikkat çekti.

Aydoğan, “Bu yoğunlaşmayı daha çok yoksul mahallelerde görüyoruz. Nedeni çok açık; okula göndermemiş olsa anasınıfına kaydetmek zorunda. Bu da paralı bir iş. Bir çocuk aylık 150 liraya mal olacak. Karnını zor doyuran, ay sonuna zor getiren, sigortasız ya da yevmiye ile çalışan bir aile için bu para çok fazla” dedi.

4+4+4’ün yoksul aileleri başka yönleriyle de etkileyeceğini ifade eden Aydoğan, çıraklık yaşının düşürüldüğünü, özel ders ihtiyacı olduğu için akademik liselerin kapısının yoksul çocuklarına kapatılacağını söyledi. Aydoğan, “Bu sistem ‘işçisin sen işçi kal’ felsefesi” dedi.

Birinci sınıf okutan Aydoğan, yaşadığı örnekleri de anlattı. Aydoğan, “Fiziki olarak gelişmiş olmayan çocuklar benim sınıfımda da var. Bir öğrenci ‘oley yaşasın annem bana bebek maması koymuş’ diye seviniyor. Daha 61 aylık. Sınıfta 77 aylık çocuklar var. Aynı sırada oturduğu arkadaşı ondan 16 ay büyük ve ‘İbrahim abi’ diyor. Geliyor ‘öğretmenim pantolomunum düğmesini açar mısın’ diyor. Okullar bu çocuklara uygun düzenlenmedi. Bir çivi bile çakılmadı. Masa, sıra, tuvalet lavabo… Okul kazalarının artacağını düşünüyoruz. Temenni ederiz hiçbir şey olmaz. Bunun için öğretmenler büyük çaba harcıyor.” Aydoğan, İstanbul’da okulların yüzde 99’unda hiçbir hazırlık yapılmadığını, çünkü ödenek verilmediğini söyledi. Aydoğan, 17 Eylül’de Kartal Kutlu Işıklı İlköğretim Okulu’nda daha inşaatın devam ettiğini, öğrencileri önce okula aldıklarını, gelen tepkiler üzerine başka bir okula götürüldüklerini, burada da pencerelerin takılmadığının görüldüğünü, Bahçelievler’de de bir okulda, okulun açıldığı gün duvarların kırılıp sınıfın genişletildiğini anlattı.

Ayrıca birinci sınıf öğretmenlerinin okuma yazma öğretimi için formasyon aldığını, ama şimdi birinci sınıfta 12-13 hafta anakolu müfredatı uygulanacağını kaydeden Mehmet Aydoğan, bunun için seminerler yapıldığını, ancak küçük salonlarda 70-80 kişinin katılımıyla yapılan eğitimin yetersiz olduğunu söyledi.

Aydoğan, okulların bölünmesi ve öğrenci mevcudunun artması nedeniyle oyun alanı olan bahçelerin de yetersiz kaldığını sözlerine ekledi.

İSLAMİ DERSLER ZORLA SEÇTİRİLİYOR

Eğitim Sen Şube Başkanı Aydoğan, seçmeli ders konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Aydoğan, spor becerilerini geliştirme, yazarlık ve yazma becerilerini geliştirme, matematik becerilerini geliştirme, Peygamber’in hayatı, Kuran’ı Kerim öğretimi, Din bilgisi gibi 15 tane seçmeli ders olduğu hatırlattı.

Aydoğan, şöyle konuştu: “Ancak mesela Türk Kızılayı Kartal Lisesi’nde sadece 5 ders seçmeli ders olarak sunulmuş, bunlardan 3’ü İslama ilişkin dersler. Siz hepsini işaretleyin, biz olanaklara göre belirleyeceğiz denilmiş. İl Milli Eğitim Müdürü, Bakan’ın söylediği ‘ne seçmelisi hocam, bunların (din dersleri) hepsi zorunlu, seçtireceksiniz bunları’ diyerek, ilçe milli eğitim müdürlerine, okul müdürlerine baskı yapıldığını biliyoruz, kapalı toplantılarda. ‘Siz seçin, biz olanaklara göre bakarız. Din Kültürü vardır, onu açtık’ diyebilirler. Tabi teşvikler de var. Cemaatler, dernek, vakıf adı altında mesela afiş yapıyorlar, özel çalışmaları var. 10-12 veli biz matematik istiyoruz dediği zaman okul iradesi onu açmak zorunda. Hayır elimde Kuranı Kerim’in öğretilmesi var diyemez. Hukuki olarak böyle bir şansı yok. Bu konuda veliler bir araya gelmeli. Çünkü Türkiye çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı bir ülke.

140 SAAT DİNİ EĞİTİM, 108 SAAT FEN

Zorunlu ve seçmeli din dersi ile beraber din eğitimi yıllık 140 saati buluyor. Fen bilgisi dersi kaç saat dersiniz? 108 saat. Din eğitimi temel derslerin üzerine çıkmış durumda.”

AŞAĞIDAKİNE DİN İMAN, KENDİSİNE HAM HAMAM

Bir AKP milletvekilinin “nihayet bütün okulları imam hatip okuluna dönüştürme şansına sahip olduk’ dediğini hatırlatan Mehmet Aydoğan, şöyle devam etti: “Torununu ise Fransız okulunda okuyormuş. Tabi onlar biraz da şöyle, aşağıdakiler din iman kendilerine ham hamam siyaseti güdüyorlar.

AKP baskıcı, otoriter, İslami rengi fazla olan bir düzen kurdu. Bir başbakan eğitim öğretim yılının açılışını imam hatip lisesinde yapıyor, güzel sanatlar lisesi ya da spor lisesinde de yapabilirdi. Türkiye karanlığa sürükleniyor. Bir toplum mühendisliği söz konusu. Ama bu gömlek Türkiye’ye dar gelir. Bu karanlığa teslim olmaz Türkiye halkları. Veliler, öğrenciler herkesle yan yana gelmek zorundayız. Eğitim; demokratik, nitelikli, parasız, anadile ve en önemlisi ulaşılabilir olmalıdır. Eğitim hakkı evrensel insan hakkıdır. Bu yasanın derhal iptal edilmesi gerekir.”

etha

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*